Ağzı Açık Süt Ne Kadar Sürede Bozulur?
Bazen hayatı, bir kutu süt gibi düşünmeye başlıyorum. Ağzı açık kalmış, zamanla içindeki her şeyin bozulacağı bir kutu… Hatta bazen, hayatı bir anda o süt kutusunun içine koymuş gibi hissediyorum. O an, bir şeylerin kaybolmaya başladığını fark ediyorsunuz ama nasıl ve ne zaman olduğunu anlamıyorsunuz. Kayseri’de, küçük bir mahallede yaşadığım o yaz günü de bana bunu hatırlattı. Sütün ağzını açık bırakmanın, bazen içsel bir kaybı simgelediğini fark ettiğimde, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hissettim.
O Yaz Günü ve O Süt Kutusu
Evde yalnızdım. Yazın ortasıydı, hava sıcak, her şey ağırdan ağırdan geçiyordu. Süt almak için bakkala gitmiştim sabah. O kadar sıradan bir alışverişti ki, hiç düşünmeden aldım. Ama eve dönerken, sütün kutusunun ağzını açık bıraktığımı fark ettim. “Bir şey olmaz,” dedim kendi kendime, “Gün içinde kullanırım.” İşte, bu küçük bir ihmaldi; ama daha sonra fark ettim ki, hayatımızdaki büyük kayıplar da tıpkı böyle küçük, fark edilmeyen anlarda başlıyor.
Sütü tezgâha koyduğumda bir an için durdum. O an, hayatımda hissettiğim o eksikliği düşündüm. Bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum ama ne olduğunu tam olarak anlayamıyordum. Süt kutusunu bir kenara koyup başka işlerime koyuldum ama her dakika o ağzı açık kutuyu görmek içimi huzursuz ediyordu. Bir yerlerde bir şeyin yanlış gittiğini hissettim. Ama o anda, hayatı anlamlandıracak bir şey bulamıyordum.
Sütün Bozulmaya Başlaması Gibi, İlişkiler de Zamanla Kırılabilir
Gün geçtikçe, sütün bozulmaya başladığını fark ettim. Bir sabah, o sütün kokusu beni rahatsız etti. Tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi… İlişkiler de zamanla bozulur, fark etmesen de. Başlangıçta, küçük bir hata, bir dikkatsizlik her şeyin değişmesine sebep olabilir. Birinin ruh halini anlamazsınız, ya da birine yeterince ilgi göstermezsiniz. O dağılmalar, o kırılmalar, tıpkı süt gibi başta belli olmayabilir. Ama bir gün, fark edersiniz. Bir şeylerin bozulduğunu anlamanız çok geç olabilir.
İlk başta süt çok güzel kokuyordu. Tıpkı bir ilişkideki ilk heyecan gibi. Ama zamanla, o kokunun değişmesi gibi, bir şeylerin ters gittiğini anlamaya başladım. O an, sütün bozulması bana bir şey hatırlattı: “Hayat da bir gün bozulur, tıpkı bu süt gibi.” Bir insanın kalbi ya da duygusal durumu da sanki bir süt kutusunun ağzı gibi. Bazen açık bırakmak, ya da farkında olmadan ihmaller yapmak, kalbinizde ya da ruhunuzda bozgunlara yol açabiliyor. İşte o gün, birdenbire ilişkilerimin de nasıl kırılabileceğini düşündüm.
Hayal Kırıklığı ve Yeniden Başlama Umudu
Sütün bozulmuş hali, benim içimde bir hayal kırıklığı yarattı. İçimi buruk bir hüzün sardı, o kokuyu duyduğumda bir an durakladım. Ne kadar süre geçti, bilemedim. Ama o an, hayatımda sanki bir şeyin kaybolduğunu düşündüm. Bir insanın içindeki umut, belki bir süt kutusunun ağzını kapatmayı unuttuğu zamanlarda yok olur. Ama içimde bir yerde, o hayal kırıklığının hemen ardından bir umut ışığı da vardı. “Yine de yenisini alabilirim,” dedim kendi kendime. “Yine de bir şeyleri toparlamak mümkün.”
Süt kutusunu çöpe atarken, “Ne de olsa bu da bir başlangıç,” diye düşündüm. Hayat da böyleydi işte: Bazen bir şeyler bozulur, ama yeniden başlamak mümkündü. Bazen hatalar yaparsınız, ama her sabah yeni bir fırsat doğar. Bunu fark ettiğimde, hem hüzünlendim hem de rahatladım. Belki de yaşamın en güzel yanı, yeniden başlama cesaretini bulabilmekti. Süt bozulmuştu ama içimdeki umut bozulmamıştı.
Sonuç: Ağzı Açık Süt Gibi Hayatımızda Bazen Bozulmalar Olabilir
İşte, ağzı açık kalan o süt, bana çok şey öğretti. Hayatımda yaşadığım kayıplar, kırılmalar belki de birer sütün bozulması gibiydi. O an fark ettiğimizde, her şey bitmiş gibi hissedebiliriz. Ama belki de bozulmalar, hayatın bir parçasıdır. Bozulmuş bir şeyin yerine yenisini koyabiliriz. Tıpkı bir gün, o sütün yerini yeniden alacak taze bir kutu süt gibi.
Hayatımda geçen bu olayla, hem kırıldım hem de yeniden umutlanmayı öğrendim. Bazen, hayatın ağzı açık kalan sütün bozulması gibi anlık hatalarla karşılaşabiliriz. Ama her zaman yeniden başlama şansımız vardır. O yüzden, kayıplarımızı da, hayal kırıklıklarımızı da birer ders olarak kabul edebiliriz. Belki de her bozulma, yeniden başlamamız için bir fırsattır.